0
Toplam: TL + KDV
 

KUANTUM SÖZLÜĞÜ

Yaradan Her şeyi sevgisi ile var eden Allah.
Yaratan  Her birimiz Yaradan’ ın suretinde yaratıldık, özümüzde onun DNA’ sını taşıyoruz. Yaradan’dan aldığımız yaratıcı güçle kendi hayatlarımızı kendimiz düzenliyoruz. Kural her birimiz için aynı. Nasıl yaratacağımızı öğrenmemiz gerekmiyor. Hali hazırda içinde bulunduğumuz hayatı ve koşulları YARATAN zaten biziz. İç dünyamızda ne varsa dış dünyamıza da onu aktarıyoruz. Burada ayırıcı olan konu farkındalık. Yaratan olduğumuzun farkına vardığımızda,yaşamımızı ve süreçlerimizi büyük ölçüde, dilediğimiz doğrultuda tasarlayıp düzenleyebiliyoruz.
Tekamül  Misyonu  Tekamül misyonu, bedenliyken (insan olarak) de özümüzdeki tamlık ve mükemmelliği hatırlamamız için geçirmemiz gereken süreçtir. Bir başka deyişle ruhun kendi tamlık ve mükemmelliğini deneyimlemek için seçtiği yolculuktur. Varoluş zıtlıklar üzerine kurulmuştur. Özümüzdeki mükemmelliği hissedebilmek mükemmel olmayanı da deneyimlemekten  geçer. Doğası itibariyle bu süreç; mükemmellikten bizi alıkoyan seçilmiş eksikliği, bedenlenip yaşamayı ve öğrenmeyi gerektirir. Eksiklik olmadan tamlık olmaz.Bu açıdan baktığımızda başımıza gelen her şey hayırlıdır çünkü yarattığımız tüm deneyimler tekamül misyonumuza hizmet eder. Olumsuzluklar bitmiyorsa bu, kendi yarattığımız deneyimin kurbanı haline geldiğimiz, mükemmel olduğumuzu hatırlamayı reddettiğimiz içindir.
İlahi Sistem  Bütününü göremediğimiz muhteşem bir matematikle niyetlere yön ve şekil veren, yaşamın dengesini kuran kuvvettir. Sistem Yaradan’ ı ve Yaratıcılarını (yani bizleri) kapsar. Hepimiz kendi yaşantımız için bu ilahi sistemi kullanırız. Niyetlerimizle ve yarattıklarımızla sistemin oluşumuna ve gelişimine katkıda bulunuruz. İlahi sistemin günlük dilde kullandığımız karşılığı ‘evren’ ‘dir. Evren bizlerin tekamülü için Yaradan tarafından yaratılmıştır. Bizlerin niyetleri doğrultusunda sürekli gelişir ve genişler. Bir başka deyişle, evren her zaman bizlerin hizmetindedir…
Hayat Amacı  >İsmi sizi yanıltmasın, hayat amacı varılacak bir nokta değil, tekamül misyonunuza uygun olarak belirlediğiniz bir yaşam stratejisidir. Ruhunuzun çekirdeğinde kayıtlı olan bu amaç, bir duygunun eksikliği olarak özetlenebilir. Bu eksik duygu, olumsuz çekirdek inanç tarafından desteklenerek kader dediğimiz kısır döngüyü oluşturur.
Destekleyen Olumsuz Duygu (Çekirdek İnanç) Hayat amacı sürekli ulaşmak istediğiniz bir durum, çekirdek inançta kendinizi o amaca ulaşmaktan men etmek için kayıtladığınız bir cümledir.Örneğin; hayat amacınız “sevgiye ulaşmak” olabilir ve “sevilmiyorum” şeklinde bir çekirdek inanç sevgiyi almanıza engel olacak bir kader stratejisi oluşturur. Farkında olmadan sevgiyi almamak ya da sevildiğinizi fark etmemek için gerekli tüm kodlamaları oluşturur ve zamanla kendi yarattığınız bir kısır döngünün içinde sevgiyi “kovalar” durursunuz.
Sürüngen Beyin  Beynimizdeki Cellebellium adlı hücre bütününün kişisel gelişim dilinde kullanılan adıdır. Bu hücre bütünü hayat amacımızı içinde barındırır. Sürüngen beyin tarafından, bizim verdiğimiz kararla (tekamül misyonu doğrultusunda) bir yaşam stratejisi oluşturulur ve olumsuz çekirdek inancımız da bu strateji doğrultusunda belirlenir.Sürüngen beynin yaşamda çok aktif rolü vardır ve onun için orta yol yoktur. Ya “hep” ya da “hiç” vardır. (Örn: “Hep veriyorum, hiç almıyorum”). Bu durum zamanla kendimizi sabote etmemize sebep olur. Sürüngen beyine ulaşıp stratejisini değiştirmeden yarattığımız kısır döngüden çıkmamız mümkün olmaz.
Olumlama  Yarattığımız olumsuz kodlamaları dönüştürmek için kullanılır. Özünde yeni bir varoluş kararıdır. Başlangıçta yaptığınız olumlamalara inanmanız şart değildir ancak olumlamalarınızda belirttiğiniz kişi olmaya karar vermeniz çok önemlidir.
Çapalama  Bilinçaltına yeni ve olumlu kodlamaların ekilmesi işlemidir.
Anne-Baba/Kendi Aile Seçimi  Her birimiz dünyaya gelirken hayat amacımızı destekleyecek aileleri seçeriz. Burada anlaşılması gereken en önemli nokta, bu seçimin sevgi değil uygunluk üzerine kurulu olduğudur.
Çekim Yasası  Hayatın içinde yaşadıklarımızın alt matematiğidir. Her birimiz kendi yaşamlarımızı tekamül misyonumuz doğrultusunda yazar ve oynarız. Yaşamımıza akan, başımıza gelen her şey özümüzü hatırlatacak öğrenme  içindir. Öğrenme / mükemmelliğimizi hatırlama sürecimizi en kaliteli standartta tutmak için ruh, zihin, bilinçaltı ve duygular ortaklaşa şekilde çalışarak yaşam senaryomuza en uygun kişileri, durumları, olayları, mekanları ve nesneleri hayatımıza çeker.
İtim Yasası  Her an içinde sonsuz olasılık barındırır. Oysa bizler, bu sonsuz olasılık skalası içerisinden, her anın içinde sadece ‘bir’ tanesini değerlendirebiliriz. Değerlendirilen ‘bir’ tane olasılık çekim yasasının, kalan tüm olasılıklar ise itim yasasının konusudur. Bu şekilde düşünüldüğünde, itim yasasının olasılık hesabının çekim yasasından çok daha kuvvetli olduğu ortadadır.Bu da bize şunu anlatır, özellikle hayatımızda olmasını istediğimiz kavramlar üzerinde çalışırken çekim yasasından çok itim yasasına odaklanmamız gerekmektedir.

Örnek:  Konumuz parasızlık ise parayı nasıl çekebileceğimizden çok, parayı ne şekilde itiyor olduğumuza odaklanmamız ve sorunu bu doğrultuda çözmemiz gerekir. Bir şeyi itmeye son vermeden onu hayatımıza çekmemiz mümkün değildir.

Amigdala Duygularımızın merkezidir. Sağ ve sol beynin tam ortasında, her ikisine de hükmedecek şekilde yer alır. Bir buzdağı gibidir, üst kısmında korku, kaygı, endişe üçlüsü otururken alt kısmında tüm duygular kişiye göre bir sıralama ile yerleşir.
Bilinçaltı  Kayıt merkezimizdir. Laboratuvar ölçümlerine göre her bir saniyede 70 milyon veri alır ve en az 2.000 tanesini hayat amacı ve amigdalanın yarattığı ortak kodlamaya göre seçip kaydeder. 3 ana esasla çalışır:1-Geneller 2-Siler 3-Zanneder; Alaaddin’ in sihirli lambası bilinçaltını tarif eder. Onun dilinden anlamak ve onun dili ile konuşmak arzu ve niyetlerimizi yaratmak açısından çok önemlidir.
Korteks  Beynimizi kaplayan gri madde yani beynimizin koruyucu enerji katmanıdır. Yaşantımızda nelerin, kimlerin olacağı/olmayacağı konusunda matematiği yazan tabakadır. Çekim ve itim yasalarını düzenler, yazar ve oynatır. Hayatımıza giren insanlar, içinde bulunduğumuz mekanlar, dahil olduğumuz tüm durumlar ve olaylar Korteksin yönetimindedir.
Sorumluluk  Sorumluluk; başınıza gelen ve gelmeyen her şeyi “ben yaptım” gerçekliği ile kabullenmektir. Çünkü gerçek tam olarak budur.Sorumluluk suçlamayı bitirir ve anlayışı getirir. Sorumluluk ‘ben öğrenmek için yaptım’, ‘olan ve olmayan benim için’ diyebilmektir.

Olan ve olmayan her şey ruhumun ihtiyaçlarına hizmet ediyor, olan ve olmayanla öğreniyorum. Bu nedenle, olanın olmasında, olmayanın olmamasında yüzde yüz sorumluluğum var. Her şey benim için, her şey bana hizmeten varlık ya da yokluk içerisinde kendisini sunuyor.

Sağ Beyin  Beynimizin renk, ritim, proje, üretim, ilham gibi konuları yöneten merkezidir.
Zeka Sağ beyinde aktiftir. Yaratıcı, üretici fonksiyonlarımızı barındırır. İlahi sistemle (evrenle) bağlantı noktalarımızdan birisidir.
Sol Beyin  Beynimizin kurallar, formüller, ifade, konuşma, yazma konularını yöneten merkezidir.
Akıl Sol beyinde aktiftir. Dünya yaşamı içinde öğrenilebilen konular burada yer alır.
Fiziksel Beden Et beden, zihin (düşünce) ve egoyu tanımlar.Ruhsal BedenYaradan tarafından yaratılan, Yaradan’ ın rızası ile tekamüle uğrayan mükemmelliğimizdir.
Duygusal Beden Tüm duygularımızı barındıran gerektiği anda gereken duyguyu aktive eden (amigdala işbirliği ile) bedenimiz.
Enerji Beden Bedeni koruyan renkli ışık katmanıdır. Bir diğer adı da Aura’ dır.
Astral Beden Uyanıkken (Meditatif Haldeyken) ya da uyurken serbest salınımla gezen, rüyalarımızda mesaj veren ve bilgi aktaran bedenimizdir.
Eterik Beden Meditatif halde ya da uyurken astral beden serbest salınıma geçtiğinde bedende bıraktığı parçadır. Enerji bedene rengini veren bedendir.
Bağlantı Beden Yaradan’ la evrenle, kendimle, diğerleriyle, taş-toprak-bitki-hayvanla bağımızı kuran ve devamını sağlayan bedenimizdir.