0
Toplam: TL + KDV
 

"1 GÜN" HAYATLARI DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?

Aslında sadece
1 Gün…hayatları değiştirebilir mi? Bir an herhangi birimize mucize veya felaket getirirken bir gün her şeyi etkileyebilir mi? Doğru bir şekilde kullanırsak zaman bir süper güç olabilir mi?

Şu an için kanatlanıp uçamayız belki, ya da görünmez olamayız. Ancak bizim, hepimizin, tüm insanlığın ortak bir bağı var. O da hayran kaldığımız kahraman, alim, evliya dediğimiz  sabırlarına gıpta ettiğimiz zatların anlattığı ancak bizim unuttuğumuz öğreti: Mutlak kaynak

“İnsanlar ağaçlardan ders almalıdırlar. Onlar; ne üzerlerinde barınan kuşların ne
gölgelerinde yatan insanların ne de verdikleri yemişlerin hesabını tutarlar.” Mevlana

Dünya alem başımıza gelen olaylar gösteriyor ki, biz “ farklı” olmanın, çeşitli sebeplerden “daha” ve “üstün”  olmanın fırtınasına kendimizi kaptırıp, insan olmanın faniliğini unuttuk. Şimdi hatırlıyoruz ki, “nerede olursan ol, nasıl olursan ol, ölümlüsün”. O zaman sadece bir gün boyunca çalışırken, otobüse binerken, alışveriş yaparken, sokakta karşıdan gelene bakarken iyi kötüyü düşünmesek? Evet.. kendi gücümüzle yaratamadığımız bir kainatta var olanı ne sebeple olursa olsun iyi/kötü yargılayamayacağımızı hatırlasak. Yani bir ağaca nasıl bakıyorsak, güneşi, dağları taşları nasıl görüyorsak o kadarında bıraksak. Kendimizi içten ve dürüstçe yaratılışında ortak olmadığımız milyonlarca varlıkla aynı mekanda olmanın huzurunda bulsak.

Yeni bir günle gelen 24 saat için gördüğümüz, duyduğumuz, bildiğimiz her şeye karşı duygumuzu sıfırlamak elimizde.. “O ki geleni kabul ettiği için hem o yoluna çıkanlardan, hem de yoluna çıkanlar ondan memnun” bir gün yaşamak. Aksi takdirde filmin sonunu biliyorum diyerek yaşamak neyi değiştirir?  Keyifli olmadıktan sonra “haklı” olmanın ne önemi kalır? Artık fark edelim ki “haklı çıkmak” alevi içimizi ısıtır gibi yapsa da doğruluğunu kabul ettirene kadar önüne kattığını yakan bir yangındır. Bu yangını söndürmenin tam zamanıdır.

Sadece bir gün, karşılaşacaklarımızdan huzurlu bir memnuniyet duyalım ve o memnuniyet arttıkça o günün ne güzel aktığını, nasıl güzel meyveler verdiğini birlikte yaşayalım. İçimizdeki Yaradan ışığını yakıp sadece onunla dolaşalım. Kalpten kalbe konuşup, sözümüzü tartalım, ağır gelenleri denize atalım.

Her ayın 19’u hep birlikte sadece içimizdeki Yaradan ışığını takip edeceğimiz, sözümüzün, niyetimizin, düşüncelerimizin olumlu, anlayışlı ve sevgi dolu olacağı gün olsun. Ve dileriz ki isterse herkes kendine başka günler de seçsin ve o günlerin deneyimlerini ve mucizelerini bizlerle de paylaşsın.  

İnsan olmayı her an, her gün hatırlamak - hatırlatmak, yaşamak – yaşatmak dileğimizle,
Sevgi ve şifayla ...
Özge Erbay, Ebru Demirhan